Future: Will ve Going to ile Gelecekten Bahsetme
Bu derste ne öğreneceksin?
- Gelecekte yapılacak planları be going to ile anlatmayı öğreneceksin.
- Anlık kararları ve tahminleri will ile ifade etmeyi öğreneceksin.
- Will ile going to arasındaki anlam farkını kavrayacaksın.
- Günlük konuşmalarda gelecek zamanı doğru kullanmayı pekiştireceksin.
Kelimeler
| İngilizce | Okunuşu | Türkçesi |
|---|---|---|
| plan | plän | plan |
| decision | dısîjın | karar |
| prediction | pridîkşın | tahmin |
| tomorrow | tımırov | yarın |
| next week | nekst vik | gelecek hafta |
| weather | vedır | hava (durumu) |
| promise | pramîs | söz vermek |
| probably | prabıbli | muhtemelen |
| think | think | düşünmek |
| sure | şuır | emin |
| trip | trip | gezi |
| ticket | tikıt | bilet |
| doorbell | dorbel | kapı zili |
| ring | ring | çalmak |
Dil bilgisi / kalıp
1) BE GOING TO — Önceden yapılmış planlar ve niyetler için
Formül: Özne + am/is/are + going to + fiil (yalın hâl)
Örnek: I am going to visit my grandmother. (Büyükannemi ziyaret edeceğim.) — Bu, önceden karar verilmiş bir plandır.
2) WILL — Anlık kararlar, tahminler ve sözler için
Formül: Özne + will + fiil (yalın hâl). Kısaltması: 'll (I'll, you'll, she'll...)
Örnek: I think it will rain tomorrow. (Sanırım yarın yağmur yağacak.) — Bu bir tahmindir, kesin plan değildir.
Aradaki fark: Türkçede hem 'yapacağım' hem 'yapmayı planlıyorum' ifadeleri benzer görünür, ama İngilizcede ikisi ayrı yapıdır. Konuşma anında karar verilen şeyler için will kullanılır (Örn: kapı çalınca 'I'll get it!' - Ben açarım!), önceden düşünülmüş planlar için ise be going to kullanılır (Örn: 'I'm going to study medicine.' - Tıp okumayı planlıyorum.)
Olumsuz: Özne + will not (won't) / am not, isn't, aren't + going to + fiil
Soru: Will + özne + fiil...? / Am/Is/Are + özne + going to + fiil...?
Örnek cümleler
I am going to buy a new phone next month.
Gelecek ay yeni bir telefon alacağım (planlıyorum).
She is going to start a new job on Monday.
O, pazartesi yeni bir işe başlayacak (önceden belli).
We are going to travel to Izmir this summer.
Bu yaz İzmir'e seyahat edeceğiz.
Look at those clouds! It is going to rain.
Şu bulutlara bak! Yağmur yağacak (şu anki kanıta dayalı tahmin).
I think Turkey will win the match.
Sanırım Türkiye maçı kazanacak (kişisel tahmin).
The phone is ringing. I'll answer it.
Telefon çalıyor. Ben açarım (anlık karar).
I promise I will help you tomorrow.
Sana yarın yardım edeceğime söz veriyorum.
They won't come to the party tonight.
Bu gece partiye gelmeyecekler.
Are you going to study English next year?
Gelecek yıl İngilizce çalışmayı planlıyor musun?
Will you marry me?
Benimle evlenir misin?
Diyalog
A: What are you going to do this weekend?
Bu hafta sonu ne yapmayı planlıyorsun?
B: I'm going to visit my parents in Bursa.
Bursa'da annemi babamı ziyaret edeceğim.
A: That sounds nice. How will you get there?
Kulağa güzel geliyor. Oraya nasıl gideceksin?
B: I think I'll take the bus. It's cheaper.
Sanırım otobüsle gideceğim. Daha ucuz.
A: Oh, by the way, my phone battery is dying.
Bu arada, telefonumun bataryası bitiyor.
B: Don't worry, I'll lend you my charger.
Merak etme, sana şarj aletimi ödünç veririm.
A: Thanks! Are you going to stay there long?
Teşekkürler! Orada uzun süre kalacak mısın?
B: No, I'll be back on Sunday evening.
Hayır, pazar akşamı dönmüş olacağım.
A: Great, then let's meet on Monday.
Harika, o zaman pazartesi buluşalım.
B: Sure, I promise I will call you when I'm back.
Tabii, döndüğümde seni arayacağıma söz veriyorum.
Türklerin sık yaptığı hatalar
- Yanlış: I will go to visit my aunt tomorrow, it's planned. -> Doğru: I am going to visit my aunt tomorrow. (Önceden planlanmış bir şey için 'will' değil 'going to' kullanılır.)
- Yanlış: I going to eat now. -> Doğru: I am going to eat now. ('am/is/are' fiili unutulmamalı, going to tek başına yeterli değildir.)
- Yanlış: She will going to come. -> Doğru: She is going to come. veya She will come. (Will ile going to aynı cümlede birlikte kullanılmaz.)
- Yanlış: I think it going to rain. -> Doğru: I think it is going to rain. ('is' fiili düşürülmemeli.)
- Yanlış: Tomorrow I will going to Ankara. -> Doğru: Tomorrow I am going to Ankara. veya Tomorrow I will go to Ankara. (İki yapı karıştırılmamalı.)
Alıştırma
- Look at the sky! It ______ (rain) soon. (going to yapısını kullan)
- I ______ (help) you with your homework. I promise! (will kullan)
- We ______ (visit) our grandparents next weekend, it's already planned. (going to kullan)
- 'Someone is knocking on the door.' 'I ______ (open) it.' (will kullan)
- Türkçe: 'Gelecek yıl üniversiteye başlayacağım.' cümlesini going to ile İngilizceye çevir.
- Türkçe: 'Sanırım yarın hava güzel olacak.' cümlesini will ile İngilizceye çevir.
- Doğru şıkkı seç: 'I ______ study medicine. I decided last year.' (a) will (b) am going to
- Doğru şıkkı seç: 'Oh no, I forgot my wallet! I ______ go back home.' (a) will (b) am going to
Cevap Anahtarı
- is going to rain
- will help
- are going to visit
- will open
- I am going to start university next year.
- I think it will be nice tomorrow.
- b) am going to
- a) will
Telaffuz ipucu
- 'Going to' günlük konuşmada çoğu zaman 'gonna' (gana) şeklinde kısaltılarak söylenir, ama yazıda 'going to' kullanılmalıdır.
- 'Will' kelimesi cümlede genelde kısaltılır: 'I will' yerine 'I'll' (ayl) denir, vurgu fiilin üzerindedir.
- 'Won't' kelimesi 'want' ile karıştırılmamalıdır; 'won't' (vont) olarak, kalın ve net söylenir.
Bir sonraki derse köprü
Bir önceki derste Present Perfect yapısıyla geçmişten bugüne uzanan deneyimleri anlatmayı öğrenmiştik. Bu derste ise geleceğe yöneldik ve will ile going to arasındaki anlam farkını gördük. Bir sonraki derste bu yapıyı bir adım ileri taşıyıp Future Continuous ve Future Perfect gibi daha ileri gelecek zaman yapılarını, yani gelecekte belirli bir anda devam eden veya tamamlanmış olacak eylemleri işleyeceğiz.
Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol