Ağ Kurma (Networking): Gerçek İlişkiler Nasıl Kurulur?

Önceki derste LinkedIn profilini baştan sona düzenleyip kendini doğru anlatan bir vitrin oluşturdun. Ama o vitrini kimse görmezse işe yaramaz. Bu derste, o profili gerçek insanlarla gerçek bağlantılara çevirmeyi öğreneceksin: hem yüz yüze hem de online ortamda, çıkar peşinde koşmayan, samimi ilişkiler nasıl kurulur? Kursun son dersinde ise bugün kurduğun bu bağlantıları da kullanarak kendi yetkinlik haritanı çıkaracaksın, o yüzden burada öğrendiklerin oraya da taşınacak.

Neden önemli?

Bir iş ilanına yüzlerce kişi başvurur. İnsan kaynakları o yüzlerce özgeçmişi tek tek okumaya çalışırken, çoğu zaman ilk elenen, en sıradan görünen dosyalardır. Ama aynı şirkette çalışan bir tanıdığın, senin özgeçmişini doğrudan ilgili yöneticiye iletmesi, seni o yığının dışına çıkarır. Bu bir kayırma değildir; insanlar tanıdıkları ve güvendikleri kişileri önerirler, çünkü referans veren kişi kendi güvenilirliğini de ortaya koyar. Aynı mantık okulda, kursta, hatta mahalledeki bir esnaf ilişkisinde de geçerlidir. Bir öğrencinin staj bulması, bir ev hanımının parça iş bulması, bir emeklinin danışmanlık teklifi alması genelde ilan panolarından değil, tanıdığı birinin aklına gelmesinden çıkar. Ağ kurmak, iş bulma anında değil, aylar öncesinden, karşılıksız kurulan ilişkilerle başlar.

Temel bilgi

Ağ kurma (networking), kariyerinle ilgili insanlarla düzenli, samimi ve karşılıklı fayda sağlayan bağlantılar kurmak demektir. Buradaki kritik kelime karşılıklıtır. Sadece kendi çıkarın için yaklaşan biri, karşı taraf tarafından hemen fark edilir ve genelde uzak durulur. Gerçek ağ kurma, önce vermeyi, sonra almayı öğrenmektir.

Bağlantılarını ikiye ayırabilirsin: güçlü bağlar ve zayıf bağlar. Güçlü bağlar; ailen, yakın arkadaşların, eski yakın çalışma arkadaşların gibi sık görüştüğün kişilerdir. Zayıf bağlar ise bir kere tanıştığın, LinkedIn'de bağlantı olduğun, eskiden aynı okulda okuduğun ama sık görüşmediğin kişilerdir. İlginç olan şu: kariyer fırsatlarının büyük kısmı zayıf bağlardan gelir, çünkü güçlü bağların zaten senin bildiğin şeyleri bilir; zayıf bağlar seni yeni çevrelere, yeni bilgilere açar.

ÖzellikGüçlü bağZayıf bağ
Görüşme sıklığıSık (haftalık/aylık)Nadir (yılda birkaç kez veya hiç)
Bilgi çeşitliliğiGenelde senin bildiklerinle örtüşürSana yeni, farklı bilgi taşır
Kariyer fırsatı olasılığıDüşük-orta (aynı çevreyi paylaşırsınız)Yüksek (farklı çevrelere kapı açar)
ÖrnekAile, yakın arkadaş, eski oda arkadaşıBir etkinlikte tanıştığın kişi, eski sınıf arkadaşı

Bir diğer önemli kavram, karşılık verme dengesidir. Bir ilişkide hep sen isteyen taraf olursan, ilişki yorucu ve tek yönlü hale gelir. Bazen küçük bir bilgi paylaşmak, birinin gönderisini anlamlı bir yorumla desteklemek, tanıdığın iki kişiyi birbirine tanıştırmak da bir katkıdır ve para ya da büyük bir emek gerektirmez.

Adım adım nasıl yapılır?

  1. Kiminle bağlantı kuracağını belirle. Rastgele herkese istek göndermek yerine; çalıştığın veya çalışmak istediğin sektördeki kişileri, eski okul/iş arkadaşlarını, katıldığın etkinliklerde tanıştığın insanları listele.
  2. Bağlantı isteğine kişisel bir not ekle. Boş bir bağlantı isteği genelde görmezden gelinir. Nereden tanıdığını veya neden bağlantı kurmak istediğini kısaca yaz.
  3. İlk mesajda hiçbir şey isteme. İlk temas, tanışma ve ilgi göstermekle sınırlı olmalı. İş, staj veya referans isteği daha sonraki bir mesaja bırakılmalı.
  4. Yüz yüze etkinliklerde küçük bir soru ile başla. "Bu konu ilginizi nasıl çekti?" gibi açık uçlu bir soru, karşındakini konuşturur ve seni ezberlenmiş bir tanıtım cümlesi söylemek zorunda bırakmaz.
  5. Görüştükten sonra 24-48 saat içinde takip mesajı gönder. Konuşmadan aklında kalan bir ayrıntıyı hatırlatarak yaz; bu, seni unutulmaktan kurtarır.
  6. İlişkiyi düzenli ama baskı yapmadan besle. Ayda bir kısa bir mesaj, ilgi çekici bir haber paylaşımı veya "nasılsın" sorusu yeterlidir. Sürekli mesaj atmak yorucu olur, hiç atmamak ise unutulmana yol açar.
  7. Bir şey istemeden önce bir şey ver. Karşı tarafın işine yarayacak bir bilgi, bağlantı veya öneri paylaştıktan sonra, gerektiğinde senin de bir ricada bulunman çok daha doğal karşılanır.

Aşağıda kullanabileceğin iki basit şablon var. Bunları kendi cümlelerinle, karşındaki kişiye göre biraz değiştirerek kullan; kopyala-yapıştır gibi görünen mesajlar samimi durmaz.

Bağlantı isteği notu (LinkedIn)

Merhaba [Ad], [X etkinliğinde/okulda/ortak bir tanıdık üzerinden] tanışmıştık. [Alan] konusundaki paylaşımlarınızı takip etmek isterim, bağlantı kurabilir miyiz?

İlk tanışma sonrası takip mesajı

Merhaba [Ad], dün [konu] hakkında konuşmamız çok keyifliydi, özellikle [hatırladığın bir ayrıntı] söylediğiniz kısım aklımda kaldı. Bağlantıda kalmak isterim, iyi günler dilerim.

Örnek

Bir öğrenci, üniversitede düzenlenen bir kariyer gününde bir standın önünde kısa bir sohbet eder. Kartvizit alır, ama hiçbir şey istemez; sadece o kişinin ne iş yaptığını sorar ve dikkatle dinler. Aynı akşam LinkedIn'de bağlantı isteği gönderir ve notunda "Bugün kariyer gününde tanışmıştık, paylaşımlarınızı takip etmek isterim" yazar. Bir ay sonra, o kişinin paylaştığı bir yazıya kısa ama düşünülmüş bir yorum yazar. Üç ay sonra staj başvurusu yapacağı zaman, kısa bir mesajla "Şu pozisyona başvuracağım, sizce dikkat etmem gereken bir şey var mı?" diye sorar. İş istememiştir, sadece görüş sormuştur; ama o kişi, öğrencinin başvurusunu ilgili yöneticiye kendiliğinden iletir. Bu süreç iki-üç ay sürmüştür ve öğrenci hiçbir aşamada doğrudan "bana iş bulur musunuz" dememiştir.

Sık yapılan hatalar

  • İlk mesajda doğrudan iş, staj veya referans istemek; ilişki henüz kurulmadan talepte bulunmak karşı tarafı rahatsız eder.
  • Herkese aynı kopyala-yapıştır mesajı göndermek; kişiselleştirilmemiş mesajlar genelde cevapsız kalır.
  • Sadece bir şeye ihtiyacın olduğunda mesaj atmak; ilişki uzun süre sessiz kaldıktan sonra aniden bir ricayla gelmek, ilişkiyi çıkar ilişkisine indirger.
  • Bağlantı sayısını artırmayı tek hedef sanmak; binlerce bağlantısı olup hiçbirini tanımayan biri, gerçekte hiç ağ kurmamış olabilir.
  • Etkinliklerde sadece kendinden bahsetmek; karşındakini dinlememek, akılda kalıcı bir izlenim bırakmaz.

Bu hafta yapabileceğin 3 şey

  • Geçmişte tanıştığın ama uzun süredir konuşmadığın üç kişiyi listele ve her birine kısa, samimi bir "merhaba, nasılsın" mesajı gönder.
  • LinkedIn'de üç kişiye, ortak bir bağlantınızı veya tanışma anınızı hatırlatan kişisel bir not ekleyerek bağlantı isteği gönder.
  • Bir kişinin paylaştığı bir gönderiye, sadece "beğen" tuşuna basmak yerine, gerçekten okuduğunu gösteren iki-üç cümlelik bir yorum yaz.

Kendini sına

  1. Networking'de "karşılıklılık" ilkesi ne anlama gelir?
  2. Zayıf bağların kariyer fırsatları açısından güçlü bağlardan neden daha değerli olabileceğini açıkla.
  3. Bir bağlantı isteğine kişisel not eklemek neden önemlidir?
  4. İlk tanışma sonrası takip mesajını ne zaman göndermek en uygundur?
  5. Bir mesajda doğrudan iş veya referans istemek yerine ne yapılması önerilir?

Cevaplar

  1. İlişkinin sadece bir taraftan istek almaktan ibaret olmaması; önce vermeyi, sonra gerektiğinde almayı içermesi.
  2. Zayıf bağlar, senin çevrende olmayan yeni bilgilere ve farklı çevrelere kapı açar; güçlü bağlar genelde seninle aynı bilgiyi paylaşır.
  3. Kişisel not, karşı tarafa nereden tanıdığını ve neden bağlantı kurmak istediğini gösterir; bu, isteğin kabul edilme olasılığını artırır.
  4. Görüşmeden sonraki 24-48 saat içinde, henüz taze bir ayrıntıyı hatırlatarak gönderilmelidir.
  5. Önce karşı tarafa küçük bir katkı sunmak veya sadece görüş/tavsiye istemek; doğrudan talepte bulunmak yerine ilişkiyi zamanla geliştirmek.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol