Öfke Nöbetleri ve Duygusal Patlamalarla Baş Etmek

Bir önceki derste sınır koymayı ve kuralları çocuğa net biçimde anlatmayı konuşmuştuk. Peki sınır koyduğunuzda ya da çocuk istediğini alamadığında ne olur? Çoğu zaman ağlama, bağırma, yerde tepinme ya da kapı çarpma başlar. Bu derste işte tam o anda, öfke fırtınası koptuğunda ne yapacağınızı öğreneceksiniz.

Neden önemli?

Süpermarkette bir çocuğun "oyuncak almıyorsun" dediği için yere yatıp bağırdığını, tekme attığını düşünün. Etraftaki herkes bakıyor, siz utanıyorsunuz, sinirleriniz geriliyor ve içinizden "susana kadar ne istersen alayım" demek geliyor. Ya da eve gelip "yemek istemiyorum, senden nefret ediyorum" diye bağıran bir çocukla karşı karşıya kalıyorsunuz. Bu anlar hemen her ailede yaşanır; öğrenci, çalışan, ev hanımı, emekli fark etmez, evinde küçük bir çocuk olan hemen herkes bu sahneyi bilir. Bu anlarda ne yaptığınız, çocuğun ileride duygularını nasıl yöneteceğini şekillendirir. Bağırarak ya da her istediğini vererek tepki vermek, kısa vadede olayı bitirse de uzun vadede öfke nöbetlerini artırır.

Temel bilgi

Öfke nöbeti, çocuğun duygularını henüz sözle ifade edemediği için bedeniyle ve sesiyle dışarı vurmasıdır. Bu bir "kötü çocuk" belirtisi değil, gelişimin doğal bir parçasıdır. Beyinlerinin duyguları kontrol eden bölümü henüz olgunlaşmamıştır; bu yüzden küçük bir hayal kırıklığı bile onlar için dev bir fırtınaya dönüşebilir.

Yaş grubuÖfke nöbetinin genel görünümüEbeveynden beklenen tavır
1-3 yaşAğlama, yerde yatma, çığlık atma; genelde yorgunluk veya açlıkla tetiklenirSakin kalmak, kucaklamak, konuşmayı sonraya bırakmak
4-6 yaşBağırma, eşya fırlatma, "seni sevmiyorum" gibi sözlerDuyguyu adlandırmak, sınırı yumuşak ama net tutmak
7-10 yaşKapı çarpma, surat asma, konuşmayı reddetmeAlan tanımak, sakinleştikten sonra konuşmak

Burada önemli olan iki ayrı şeyi birbirinden ayırmaktır: çocuğun duygusu (öfke, hayal kırıklığı, yorgunluk) ile çocuğun davranışı (bağırmak, vurmak, eşya fırlatmak). Duygu her zaman kabul edilebilir, ama davranışın hepsi kabul edilebilir değildir. "Kızgın olabilirsin ama vuramazsın" cümlesi bu ayrımın özetidir.

Adım adım nasıl yapılır?

  1. Önce kendinizi sakinleştirin. Derin bir nefes alın. Siz sakin değilseniz çocuğu sakinleştiremezsiniz; öfke öfkeyi büyütür.
  2. Güvenliği sağlayın. Çocuk kendine veya başkasına zarar verecek durumdaysa önce onu güvenli bir alana götürün.
  3. Duyguyu adlandırın. "Çok kızdın, çünkü istediğini alamadın" gibi kısa bir cümleyle çocuğun ne hissettiğini söze dökün. Bu, çocuğun kendini anlaşılmış hissetmesini sağlar.
  4. Az konuşun. Fırtına devam ederken uzun açıklamalar yapmayın; çocuk o anda sizi zaten duyamaz. Sessizce yanında durmak yeterlidir.
  5. Sınırı koruyun, teslim olmayın. "Bağırırsan alırım" mesajı vermeyin. Kararınız neyse (örneğin oyuncak alınmıyor) bu kararı değiştirmeyin.
  6. Fırtına geçince kucaklayın. Çocuk sakinleştiğinde ona sarılın, "Şimdi daha iyi misin?" diye sorun.
  7. Olay bittikten sonra konuşun. Sakinleştikten en az birkaç dakika sonra, kısa ve yargılamadan, "Az önce çok kızmıştın, bir dahaki sefere ne yapabiliriz?" diye birlikte düşünün.

Örnek

Bir anne, beş yaşındaki çocuğunu markete götürür. Çocuk raftaki bir çikolatayı ister, anne "bugün almıyoruz" der. Çocuk hemen yere oturur, bağırmaya başlar. Anne önce derin bir nefes alır, etrafa bakmadan çocuğun yanına çömelir ve sakin bir sesle "Çok istedin, alamayınca kızdın, biliyorum" der. Çocuk bağırmaya devam eder ama anne kararını değiştirmez, sadece yanında sessizce bekler. Birkaç dakika sonra çocuğun ağlaması yavaşlar, anne ona sarılır. Eve döndüklerinde, akşam yemeğinden sonra anne çocuğa "Bugün markette çok kızmıştın, bir dahaki sefere çikolatayı isteyince ben ne dersem sen ne yapabilirsin?" diye sorar. Çocuk "Ağlamadan sorabilirim" der. Bu kurgusal örnek, sakinliğin ve sınırın bir arada nasıl işlediğini gösterir.

Sık yapılan hatalar

  • Çocuk bağırınca ebeveynin de bağırması; bu, öfkeyi söndürmek yerine büyütür.
  • Öfke nöbetini bitirmek için isteneni hemen vermek; çocuk bu yolla "bağırırsam kazanırım" öğrenir.
  • Fırtına sırasında uzun uzun ahlak dersi vermeye çalışmak; o anda çocuk dinleyecek durumda değildir.
  • Herkesin önünde çocuğu utandırmak veya "ayıp, herkes bakıyor" demek; bu, güveni zedeler.
  • Olay bittikten sonra hiç konuşmamak; çocuk ne yapması gerektiğini öğrenme fırsatını kaçırır.

Bu hafta yapabileceğin 3 şey

  • Bir sonraki öfke nöbetinde, konuşmadan önce üçe kadar sayarak kendi nefesinizi sakinleştirmeyi deneyin.
  • Çocuğunuzun duygusunu adlandıran bir cümleyi ("Şu an çok kızgınsın" gibi) en az iki kez kullanın ve tepkisini gözlemleyin.
  • Sakinleştikten sonra çocukla "bir dahaki sefere ne yapabiliriz?" konuşmasını bir kez deneyin ve notunuzu alın.

Eğer çocuğunuzun öfke nöbetleri çok sık, çok şiddetli oluyorsa ya da kendine veya başkalarına zarar verecek boyuta ulaşıyorsa, bir çocuk gelişim uzmanına veya psikologa danışmanızda fayda vardır; bu ders genel bilgi amaçlıdır, tanı ya da tedavi yerine geçmez.

Kendini sına

  1. Öfke nöbeti sırasında ebeveynin ilk yapması gereken şey nedir?
  2. "Kızgın olabilirsin ama vuramazsın" cümlesi hangi ayrımı anlatır?
  3. Fırtına devam ederken uzun açıklamalar yapmak neden etkili değildir?
  4. Çocuğun isteğini, bağırınca hemen vermek uzun vadede ne öğretir?
  5. Olay bittikten sonra konuşmak neden önemlidir?

Cevaplar

  • 1) Önce kendini sakinleştirmek.
  • 2) Duygu ile davranış ayrımı; duygu kabul edilir, zarar veren davranış kabul edilmez.
  • 3) Çünkü çocuk fırtına anında duygusal olarak dinleyecek durumda değildir.
  • 4) "Bağırırsam istediğimi alırım" öğretir ve öfke nöbetlerini pekiştirir.
  • 5) Çünkü çocuk sakinken, ne yapması gerektiğini birlikte düşünme ve öğrenme fırsatı doğar.

Bu derste sakinleşme ve sınır koymayı bir arada nasıl yürüteceğinizi gördünüz. Kursun bir sonraki dersinde, bu becerileri günlük rutinlere nasıl yerleştireceğinizi ve tekrar eden sorunları nasıl azaltacağınızı ele alacağız.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol