Ortaçağ ve Rönesans Köprüsü: Dante'nin İlahi Komedya'sı

Önceki derste destan geleneğinin kadim seslerinden birini, kahramanların tanrılarla, kaderle ve savaşla hesaplaştığı dünyayı izlemiştik. Bu derste zaman büyük bir sıçrama yapıyor: Ortaçağ Avrupa'sının en karanlık ve en aydınlık yüzünü aynı anda taşıyan bir esere, Dante Alighieri'nin İlahi Komedya'sına giriyoruz. Bir sonraki derste ise bu köprüden geçip Rönesans'ın hümanist ruhuyla yeniden şekillenen edebiyata adım atacağız; bu yüzden Dante'yi iyi tanımak, önümüzdeki dersin temellerini de sağlamlaştıracak.

Giriş

Dante'nin eseri, edebiyat tarihinde nadir rastlanan bir konuma sahiptir: Bir yanıyla tam anlamıyla Ortaçağ'a aittir, çünkü cennet-cehennem inancını, günah-ceza dengesini ve Aristoteles-Aquinas çizgisindeki skolastik dünya görüşünü harfiyen yansıtır. Öte yandan, bireysel bir sesin, kişisel bir aşkın ve antik bilgeliğe duyulan hayranlığın öne çıkması bakımından Rönesans'ın kapılarını aralar. Bu yüzden İlahi Komedya, sadece dini bir alegori değil, aynı zamanda bir dönemin kapanıp yenisinin açıldığı edebi bir eşiktir. Bugün hâlâ okunmasının nedeni de budur: İnsanın günah, sorumluluk, aşk ve anlam arayışı üzerine sorduğu sorular, yüzyıllar sonra bile tazeliğini korur.

Bilmen gerekenler

Kavram / KişiAçıklama
Dante Alighieri1265-1321 yılları arasında yaşamış Floransalı şair; 1302'de siyasi sebeplerle memleketinden sürgün edilmiştir.
Divina CommediaSürgün yıllarında, yaklaşık 1308-1321 arasında yazıldığı kabul edilen, İtalyanca (Toskana lehçesiyle) kaleme alınmış uzun manzum eser.
Üç bölümCehennem (Inferno), Araf (Purgatorio) ve Cennet (Paradiso).
VergiliusAntik Roma şairi, Aeneis'in yazarı; Dante'ye Cehennem ve Araf boyunca rehberlik eder.
BeatriceDante'nin gençliğinde tanıdığı ve idealize ettiği kadın; Cennet bölümünde rehberliği devralır.
Terza rimaDante'nin kullandığı, aba bcb cdc düzeninde ilerleyen kafiye biçimi.
Yüz cantoCehennem'de 34, Araf'ta 33, Cennet'te 33 canto (bölüm) vardır; toplam yüz eder.

Anlatım

Dante'nin hikâyesini anlamak için önce Floransa'nın kaotik siyasi ortamını hatırlamak gerekir. On üçüncü yüzyılın sonunda İtalya, Papa yanlısı Guelfler ile İmparator yanlısı Gibelinler arasında bölünmüştü; Guelfler de kendi içinde Beyazlar ve Siyahlar olarak ayrışmıştı. Dante, Beyaz Guelflerin safındaydı ve Siyahların iktidarı ele geçirmesiyle 1302'de Floransa'dan sürgün edildi; bir daha memleketine dönemedi ve hayatının geri kalanını gurbette, farklı İtalyan şehirlerinde geçirdi. İşte tam da bu acı ve öfke dolu yıllarda İlahi Komedya'yı yazmaya başladı.

Eserin kurgusu basit ama etkileyicidir: Dante, hayatının ortasında (otuz beş yaşında, 1300 yılının Paskalya haftasında geçtiği varsayılır) kendini karanlık bir ormanda kaybolmuş bulur. Antik Roma şairi Vergilius imdadına yetişir ve ona Cehennem'in dokuz katmanını, ardından Araf Dağı'nın yedi terasını gezdirir. Ancak Vergilius vaftiz edilmemiş bir pagan olduğu için Hristiyan cennetine giremez; bu noktada rehberliği Dante'nin gençliğinde tanıdığı ve şiirlerinde yücelttiği Beatrice devralır ve onu Cennet'in dokuz göksel katına, ardından İlahi ışığın bulunduğu Empyrean'a götürür.

Eseri bir "köprü" yapan asıl unsur, bu dini çerçevenin içine sızan insani ve dünyevi seslerdir. Dante, cehennemde karşılaştığı günahkârları anlatırken çoğu zaman onlara derin bir empatiyle yaklaşır; bazı figürlerin trajik hikâyelerini, dönemin siyasetçilerini, hatta bazı din adamlarını doğrudan eleştirerek işler. Bu, Ortaçağ'ın soyut, kişisiz ahlak anlatısından çok farklı, bireysel bir bakış açısıdır. Aynı şekilde Vergilius'a duyduğu hayranlık, antik kültüre duyulan saygının yeniden canlanmasının erken bir işaretidir; bu tutum birkaç on yıl sonra Petrarca ve Boccaccio'yla birlikte tam anlamıyla Rönesans hümanizmine dönüşecektir.

Dante'nin bir başka devrimci tercihi, eserini Latince yerine halkın konuştuğu İtalyanca ile, kendi Toskana lehçesiyle yazmasıdır. O döneme kadar "ciddi" edebiyat Latince yazılırdı; Dante'nin bu cesur tercihi İtalyancanın edebi bir dil olarak saygınlık kazanmasını sağladı ve bugünkü standart İtalyancanın temellerinden birini attı. Petrarca ve Boccaccio ile birlikte Dante, sonradan "Floransa'nın üç tacı" olarak anılacak bu geleneğin öncüsü oldu.

Sonuç olarak İlahi Komedya, bir yandan Ortaçağ'ın simgesel sayı düzenini (üçün ve dokuzun tekrar tekrar kullanılması, Baba-Oğul-Kutsal Ruh'a gönderme yapar), günah-ceza mantığını ve skolastik kozmolojiyi taşırken; öte yandan bireysel sesi, siyasi eleştiriyi, antik bilgeliğe duyulan hayranlığı ve bilgiye duyulan merakı öne çıkararak yaklaşan Rönesans'ın kapısını aralamış bir eserdir.

Yakın okuma / örnek

Cehennem'in yirmi altıncı bölümünde Dante, Homeros'un Odysseia'sındaki Ulysses'i (Odysseus) hileci danışmanların cezalandırıldığı katmanda karşılaştırır. Dante'nin kurgusunda Ulysses, evine dönmekle yetinmeyip yaşlılığında tayfalarını ikna ederek Herkül Sütunları'nın (bilinen dünyanın sınırı kabul edilen Cebelitarık Boğazı) ötesine, bilinmeyen denizlere açılır; amacı sadece "erdem ve bilgiyi" izlemektir. Bu yolculuk onun ve tayfalarının ölümüyle sonuçlanır ve Dante onu, Tanrı'nın koyduğu sınırları küstahça aşan bir hilekâr olarak cehenneme yerleştirir. Ama dikkat çekici olan şudur: Dante, Ulysses'i cezalandırırken bile ona öyle güçlü ve etkileyici bir konuşma yazdırır ki, okuyucu bu "günahkârın" bilgiye duyduğu tutkuya hayranlık duymadan edemez. İşte bu çelişki, tam da dersin başında sözünü ettiğimiz köprüyü somutlaştırır: Ortaçağ zihniyeti bilinmeyene duyulan merakı bir günah olarak görürken, Dante'nin şiirsel sesi bu merakı neredeyse kutsallaştırır. Birkaç yüzyıl sonra Rönesans'ın keşif ve bilgi tutkusunu haber veren bir sahne budur.

Sık karıştırılanlar

  • Eserin özgün adı sadece "Commedia" idi; "İlahi" (Divina) sıfatı sonraki kuşaklarca, eserin büyüklüğünü vurgulamak için eklenmiştir, Dante'nin kendisinin koyduğu bir başlık değildir.
  • "Comedy" (komedya) sözcüğü burada güldürü anlamında değil, Ortaçağ terminolojisinde "kötü başlayıp iyi biten eser" anlamında kullanılmıştır; trajedinin karşıtıdır.
  • Vergilius ile Dante'nin kendisi karıştırılmamalıdır: Vergilius eserde bir rehber karakteridir, Dante ise hem yazar hem de yolculuğu yapan anlatıcıdır.
  • İlahi Komedya bir roman değil, manzum (şiir biçiminde) bir anlatıdır; düzyazı değildir.
  • Milton'ın on yedinci yüzyılda yazdığı Kayıp Cennet ile Dante'nin eseri farklı yüzyıllara, farklı yazarlara ve farklı dillere ait ayrı eserlerdir; ikisinin de cennet-cehennem temalı olması onları aynı eser yapmaz.

Kendini sına

  1. İlahi Komedya kaç ana bölümden oluşur ve bunlar nelerdir?
  2. Dante eserini hangi dilde yazmıştır ve bu tercih neden önemlidir?
  3. Cehennem ve Araf bölümlerinde Dante'ye kim rehberlik eder?
  4. Cennet bölümünde rehberlik kime geçer ve Vergilius neden bu bölüme giremez?
  5. Dante'nin eseri neden Ortaçağ ile Rönesans arasında bir köprü olarak nitelendirilir?

Cevaplar

  1. Cehennem (Inferno), Araf (Purgatorio) ve Cennet (Paradiso) olmak üzere üç ana bölümden oluşur.
  2. Latince yerine dönemin İtalyan halk dilinin bir kolu olan Toskana lehçesiyle yazmıştır; bu tercih İtalyancanın edebi bir dil olarak gelişmesine ve saygınlık kazanmasına öncülük etmiştir.
  3. Antik Roma şairi Vergilius rehberlik eder.
  4. Rehberlik Beatrice'e geçer; Vergilius vaftiz edilmemiş bir pagan olduğu için Hristiyan inancına göre Cennet'e giremez.
  5. Çünkü eser, Ortaçağ'ın teolojik dünya görüşünü, ahiret inancını ve simgesel sayı düzenini taşırken aynı zamanda bireysel sesi, siyasi eleştiriyi, antik bilgeliğe duyulan hayranlığı ve bilgiye duyulan merakı öne çıkararak yaklaşan Rönesans hümanizminin habercisi olmuştur.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol