20. Yüzyıldan Bugüne: Savaşlar, Küreselleşme ve Yeni Dünya Düzeni

Giriş

Yirminci yüzyıl, insanlık tarihinin en yıkıcı savaşlarına ve en hızlı değişimlerine sahne oldu. İki dünya savaşı milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine yol açtı; ardından gelen Soğuk Savaş dünyayı iki kutba böldü. Yüzyılın sonunda ise küreselleşme, iletişim teknolojileri ve ekonomik bütünleşme yeni bir dünya düzeni kurdu. Bugün kullandığımız uluslararası kurumlar, sınırlar, ittifaklar ve hatta günlük hayatımızdaki pek çok alışkanlık bu dönemin mirasıdır. Bu dersi bitirdiğimizde, 1914'ten bugüne uzanan çizgiyi bütün olarak görebilecek ve kursun başında incelediğimiz eski uygarlıkların izlerinin modern dünyada nasıl sürdüğünü daha iyi anlayacaksınız.

Bilmen gerekenler

Aşağıdaki tablo, yüzyılı şekillendiren başlıca dönüm noktalarını özetler.

YılOlayKısa Not
1914-1918Birinci Dünya SavaşıSarajevo suikastıyla başladı, imparatorluklar çöktü
1939-1945İkinci Dünya SavaşıAlmanya'nın Polonya'yı işgaliyle başladı, Holokost yaşandı
1945Birleşmiş Milletler kurulduUluslararası barışı korumak amacıyla
1947-1991Soğuk SavaşABD ve SSCB arasında ideolojik ve askerî rekabet
1947 sonrasıSömürgeciliğin sona ermesiHindistan'dan başlayarak Asya ve Afrika'da bağımsızlık dalgası
1989Berlin Duvarı'nın yıkılmasıSoğuk Savaş'ın sembolik sonu
1991Sovyetler Birliği'nin dağılmasıİki kutuplu dünyanın fiilen bitişi
1990'lar-2000'lerKüreselleşme ve internet çağıEkonomik ve kültürel bütünleşme hızlandı

Anlatım

Birinci Dünya Savaşı, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında Avrupa'da oluşan gergin ittifaklar ağının patlamasıydı. 28 Haziran 1914'te Avusturya-Macaristan veliaht prensi Franz Ferdinand'ın Sarajevo'da öldürülmesi, kıtayı hızla bir savaşın içine çekti. Dört yıl süren çatışma, Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Alman ve Rus imparatorluklarının çöküşüyle sonuçlandı; haritalar yeniden çizildi, yeni uluslar doğdu. Savaş sonrası imzalanan Versay Antlaşması, Almanya'ya ağır yükümlülükler getirdi. Bu ağır koşullar ve dönemin ekonomik krizleri, yirmi yıl sonra çok daha büyük bir felaketin zeminini hazırladı.

İkinci Dünya Savaşı, 1 Eylül 1939'da Almanya'nın Polonya'yı işgaliyle başladı ve kısa sürede kıtalar arası bir savaşa dönüştü. Nazi Almanyası'nın yürüttüğü Holokost'ta Avrupa Yahudilerinin büyük bölümü sistematik olarak katledildi; bu, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak hafızalara kazındı. Savaş, 1945'te Almanya'nın teslim olmasıyla Avrupa'da, Japonya'ya atılan atom bombalarının ardından Pasifik'te sona erdi. Savaşın bilançosu o kadar ağırdı ki, uluslararası toplum bir daha böyle bir yıkımı yaşamamak için yeni kurumlar kurma ihtiyacı hissetti; bunun sonucunda 1945'te Birleşmiş Milletler kuruldu.

Savaş bitmiş olsa da barış hemen gelmedi. ABD ve Sovyetler Birliği, birbirine karşıt iki ideolojiyi -kapitalizm ve komünizmi- temsil eden süper güçler olarak ortaya çıktı. Aralarında doğrudan bir savaş yaşanmadı, ama silahlanma yarışı, casusluk, uzay yarışı ve dünyanın farklı bölgelerinde vekâlet savaşları üzerinden yıllarca süren bir gerilim ortamı oluştu. Avrupa fiilen ikiye bölündü: Batı'da ABD öncülüğünde NATO, Doğu'da SSCB öncülüğünde Varşova Paktı kuruldu. Bu bölünmenin en somut simgesi, 1961'de inşa edilen Berlin Duvarı oldu.

Aynı dönemde dünyanın başka bir köşesinde farklı bir dönüşüm yaşanıyordu: sömürgeciliğin sona ermesi. On dokuzuncu ve yirminci yüzyıl başında Avrupa devletlerinin elinde bulunan geniş sömürgeler, İkinci Dünya Savaşı sonrası bağımsızlıklarını kazanmaya başladı. 1947'de Hindistan'ın bağımsızlığı bu sürecin önemli dönüm noktalarından biriydi; onu takip eden yıllarda Afrika ve Asya'da onlarca yeni ulus devlet ortaya çıktı. Bu süreç, dünya haritasını ve uluslararası dengeleri kalıcı biçimde değiştirdi.

1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılması, Soğuk Savaş'ın sembolik sonu oldu; 1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla iki kutuplu dünya düzeni fiilen kapandı. Bu tarihten sonra dünya, hızlanan bir küreselleşme sürecine girdi: ticaret sınırları gevşedi, sermaye ve bilgi daha hızlı dolaşmaya başladı, internet ve iletişim teknolojileri toplumları birbirine yakınlaştırdı. Ancak bu yeni dünya düzeni sorunsuz değildi; ekonomik eşitsizlikler, bölgesel çatışmalar, terörizm ve son yıllarda iklim değişikliği gibi küresel meseleler, yirmi birinci yüzyılın da kendi zorluklarıyla geldiğini gösterdi. Tarih, bir bakıma hiç durmadı; sadece biçim değiştirerek devam etti.

Yakın okuma / örnek

Berlin Duvarı üzerinden bu dönemi somutlaştırabiliriz. 1961'de Doğu Almanya yönetimi, kendi vatandaşlarının Batı'ya kaçışını durdurmak için Berlin'i ikiye bölen bir duvar inşa etti. Duvar, sadece bir şehri değil, iki farklı ideolojiyi, iki farklı yaşam biçimini ve aslında bütün dünyayı ikiye bölen Soğuk Savaş'ın fiziksel bir temsiliydi. Yaklaşık yirmi sekiz yıl ayakta kalan bu duvar, 1989 sonbaharında halkın baskısıyla yıkıldığında, dünya bunun sadece bir şehrin değil, bir çağın sonu olduğunu anladı. Bu örnek bize şunu öğretir: büyük tarihsel dönüşümler bazen tek bir sembolik anda -bir duvarın yıkılışında- somutlaşır, ama arkasında yıllarca süren siyasi, ekonomik ve toplumsal değişim süreçleri vardır.

Sık karıştırılanlar

  • Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nın nedenleri karıştırılır: Birincisi ittifaklar ve emperyal rekabetten, ikincisi büyük ölçüde Birinci Savaş sonrası ağır barış koşullarından ve totaliter rejimlerin yükselişinden kaynaklandı.
  • Soğuk Savaş, ABD ile SSCB arasında doğrudan bir savaş değildi; taraflar birbirleriyle çatışmak yerine başka ülkelerde vekâlet savaşları yürüttü.
  • Berlin Duvarı'nın yıkılması (1989) ile Sovyetler Birliği'nin dağılması (1991) aynı olay değildir; ilki simgesel bir başlangıç, ikincisi sürecin fiilen tamamlanmasıdır.
  • Sömürgeciliğin sona ermesi ile küreselleşme farklı süreçlerdir: birincisi siyasi bağımsızlıkla, ikincisi ekonomik ve kültürel bütünleşmeyle ilgilidir; ikincisi birinciden sonra hız kazanmıştır.
  • NATO ve Varşova Paktı, aynı dönemde var olan ama birbirine karşıt iki askerî ittifaktır; biri Batı bloğunu, diğeri Doğu bloğunu temsil eder.

Kendini sına

  1. Birinci Dünya Savaşı'nı başlatan olay neydi?
  2. Soğuk Savaş döneminde ABD ve SSCB arasında doğrudan bir savaş yaşandı mı?
  3. Berlin Duvarı hangi yıl yıkıldı?
  4. Sömürgecilikten bağımsızlığa geçiş sürecine örnek olarak hangi ülke 1947'de bağımsızlığını kazandı?
  5. Birleşmiş Milletler hangi savaşın ardından, hangi yıl kuruldu?

Cevaplar

  • 1. Avusturya-Macaristan veliaht prensi Franz Ferdinand'ın 1914'te Sarajevo'da öldürülmesi.
  • 2. Hayır; taraflar arasında doğrudan savaş olmadı, gerilim vekâlet savaşları ve silahlanma yarışı üzerinden yürüdü.
  • 3. 1989.
  • 4. Hindistan.
  • 5. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından, 1945'te.

Kapanış

Bu ders ve onunla birlikte kursumuz burada sona eriyor. Eski Mezopotamya ve Mısır'dan başlayıp Yunan, Roma, Orta Çağ, Rönesans ve büyük devrimlerden geçerek yirminci yüzyılın savaşlarına ve küreselleşen dünyaya uzanan bu yolculukta, insanlığın nasıl bugünkü hâline geldiğini adım adım gördük. Tarih, bitmiş bir hikâye değil; bugün yaşadığımız her karar, her sınır, her kurum bu uzun sürecin bir parçasıdır. Umarız bu kurs, geçmişe bakarken bugünü daha iyi anlamanıza yardımcı olmuştur.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol