Katılma ve Katılmama (Agreeing and Disagreeing)

Önceki derste (1/8) fikir belirtme kalıplarını -In my opinion, I think that, I believe- öğrenmiştin. Bu derste bir adım daha ileri gidip, başkasının fikrine nazikçe katılmayı veya katılmamayı öğreneceksin. Bir sonraki derste (3/8) ise karşılaştırma yapılarına geçeceğiz.

Bu derste ne öğreneceksin?

  • Bir fikre katılmak için kullanılan doğal İngilizce ifadeleri
  • Bir fikre nazikçe katılmamayı ifade eden kalıpları
  • Kısmen katılma (partial agreement) ifadelerini
  • Gerçek bir tartışma diyaloğunda bu kalıpları nasıl kullanacağını

Kelimeler

İngilizceOkunuşuTürkçesi
agreeıgrikatılmak, hemfikir olmak
disagreedisıgrikatılmamak
exactlyigzektlikesinlikle, tam olarak
totallytoutılitamamen
pointpointgörüş, nokta
howeverhauevırama, fakat, bununla birlikte
partlypartlikısmen
opinionıpinyınfikir, görüş
sureşurelbette, tabii
actuallyekçuıliaslında
afraidıfreydkorkarım (kibarca karşı çıkarken kullanılır)
fair pointfeır pointmakul bir görüş
viewvyugörüş, bakış açısı
convincedkınvinsdikna olmuş

Dil bilgisi / kalıp

Bu derste yeni bir gramer kuralı değil, günlük konuşmada kullanılan sabit kalıp ifadeler (fixed expressions) öğreneceksin. Türkçede de benzer şekilde "Kesinlikle katılıyorum", "Aslında ben öyle düşünmüyorum" deriz; İngilizcede de buna benzer hazır kalıplar vardır. Önemli olan bu kalıpları ezberlemek ve doğru tonlamayla kullanmaktır.

Katılma kalıpları:

I agree. / I completely agree. / You're right. / Exactly! / That's true.

Katılmama kalıpları (kibar):

I don't agree. / I'm afraid I disagree. / I see your point, but... / I'm not so sure about that.

Kısmen katılma:

I partly agree, but... / That's true, but on the other hand...

Türkçeden farkı: Türkçede "katılmıyorum" demek çoğu zaman doğrudan ve kabadır sayılmaz, ama İngilizcede doğrudan "I disagree" demek biraz sert kaçabilir. Bu yüzden İngilizce konuşurlarda genelde I'm afraid... veya I see your point, but... gibi yumuşatıcı ifadeler tercih edilir.

Örnek cümleler

I agree with you.
Sana katılıyorum.

I completely agree with your opinion.
Fikrine tamamen katılıyorum.

You're absolutely right.
Kesinlikle haklısın.

That's a good point.
Bu iyi bir görüş.

I don't agree with that.
Buna katılmıyorum.

I'm afraid I disagree with you.
Korkarım seninle aynı fikirde değilim.

I see your point, but I don't think it's true.
Görüşünü anlıyorum, ama bunun doğru olduğunu düşünmüyorum.

I'm not so sure about that.
Bundan pek emin değilim.

I partly agree, but I have some doubts.
Kısmen katılıyorum, ama bazı şüphelerim var.

That's true, but there's another side to the story.
Bu doğru, ama meselenin başka bir yönü de var.

Diyalog

A: I think online courses are better than traditional classes.
Bence online kurslar geleneksel derslerden daha iyi.

B: I agree with you. You can study at your own pace.
Sana katılıyorum. Kendi hızında çalışabiliyorsun.

A: Exactly! And you can watch the lessons again if you don't understand.
Kesinlikle! Ve anlamazsan dersleri tekrar izleyebilirsin.

B: That's true, but I don't think it's better for everyone.
Bu doğru, ama herkes için daha iyi olduğunu düşünmüyorum.

A: What do you mean?
Ne demek istiyorsun?

B: I'm afraid some students need a teacher in front of them.
Korkarım bazı öğrencilerin karşılarında bir öğretmene ihtiyacı var.

A: I see your point. Some people find it hard to focus alone.
Görüşünü anlıyorum. Bazı insanlar tek başına odaklanmayı zor buluyor.

B: Yes, exactly. So I partly agree with you.
Evet, kesinlikle. O yüzden sana kısmen katılıyorum.

A: Fair enough. Maybe the best solution is a mix of both.
Makul. Belki de en iyi çözüm ikisinin karışımıdır.

B: I totally agree with that idea!
Bu fikre tamamen katılıyorum!

Türklerin sık yaptığı hatalar

  • Yanlış: I am agree with you. -> Doğru: I agree with you. (İngilizcede "agree" bir fiildir, "am" ile birlikte kullanılmaz.)
  • Yanlış: I don't agree with. -> Doğru: I don't agree with you / with that. ("with" tek başına kullanılamaz, sonrasında kişi ya da nesne gelmelidir.)
  • Yanlış: You have right. -> Doğru: You are right. (Türkçedeki "hakkın var" ifadesi kelime kelime çevrilmez.)
  • Yanlış: I disagree çok sert kullanılır her yerde. -> Doğru: Kibar konuşmada "I'm afraid I disagree" veya "I'm not so sure about that" tercih edilir.

Alıştırma

1) I ___ with you. (agree fiilini doğru kullan)

2) I'm afraid I ___ (disagree fiilini doğru kullan)

3) "You are right" cümlesinin Türkçesi nedir?

4) Aşağıdakilerden hangisi kibar bir katılmama ifadesidir?
a) I disagree.
b) I'm not so sure about that.
c) No, you're wrong.

5) "Kesinlikle katılıyorum" ifadesini İngilizceye çevir.

6) "I see your point, but..." ifadesi ne anlama gelir?

7) "I partly agree" ifadesini Türkçeye çevir.

8) Boşluğu doldur: That's a good ___. (point/points)

Cevap Anahtarı

1) agree
2) disagree
3) Haklısın.
4) b) I'm not so sure about that.
5) I completely agree. / I totally agree.
6) Görüşünü anlıyorum, ama... anlamına gelir; kibarca karşı çıkmadan önce kullanılır.
7) Kısmen katılıyorum.
8) point

Telaffuz ipucu

  • "Agree" kelimesi "ıgri" gibi okunur, vurgu ikinci hecededir.
  • "Exactly" kelimesinde "x" harfi "gz" sesi verir, "igzektli" gibi telaffuz edilir.
  • "I'm afraid" ifadesinde "afraid" kelimesi "ıfreyd" şeklinde, "a" harfi zayıf (schwa) sesle okunur.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol