Rica Etme, İzin İsteme ve Yardım Teklif Etme (Requests, Permission and Offers)

Tahmini süre: 18 dk

Önceki derslerde günlük konuşmalarda sık kullanılan temel kalıplarla pratik yaptın. Şimdi bir adım ileri gidiyoruz: Başkalarından kibarca bir şey istemeyi, izin almayı ve birine yardım teklif etmeyi öğreneceksin. Bu cümleler markette, işte, okulda, otelde ve evde her gün karşına çıkar. İngilizcede kibar konuşmak, doğru kelimeyi seçmek kadar önemlidir. Aynı isteği kaba ya da nazik bir şekilde söyleyebilirsin, bu derste nazik olanı öğreneceğiz.

Bu derste ne öğreneceksin?

  • Can you...? ve Could you...? ile birinden kibarca bir şey rica etmeyi
  • Can I...?, Could I...? ve May I...? ile izin istemeyi
  • Shall I...? ve Can I help you? ile yardım teklif etmeyi
  • Bu rica, izin ve tekliflere olumlu ya da olumsuz, ama her zaman kibar cevap vermeyi

Kelimeler

İngilizceOkunuşuTürkçesi
canken-ebilmek (soru: -ebilir miyim / -ebilir misin?)
couldkud-ebilir misiniz? (can'den daha kibar)
maymey-ebilir miyim? (çok kibar izin)
shallşel-eyim mi? (teklif ederken)
helphelpyardım etmek; yardım
borrowba-rouödünç almak
lendlendödünç vermek
useyuuzkullanmak
carryke-ritaşımak
openou-pınaçmak
closeklouzkapatmak
turn ontörn on(ışık, cihaz) açmak
turn offtörn of(ışık, cihaz) kapatmak
of courseov korstabii ki
sureşuurtabii, elbette
no problemnou prab-lımsorun değil
I'm afraidaym ı-freydmaalesef, korkarım
thanks anywaytenks e-ni-veyyine de teşekkürler
kindkayndnazik

Dil bilgisi / kalıp

1. Rica etmek: Birinden bir şey istemek

Can / Could + you + fiil (yalın hâli) + ...?

  • Can you open the door? Kapıyı açabilir misin?
  • Could you open the door, please? Kapıyı açabilir misiniz, lütfen?

Can arkadaşla, aileyle, tanıdığınla konuşurken rahat kullanılır. Could daha kibardır; tanımadığın biriyle, bir öğretmenle, garsonla ya da iş yerinde konuşurken tercih edilir. Burada could geçmiş zaman anlamı taşımaz, sadece kibarlık katar. Cümleye please eklersen daha da nazik olur. Please genellikle cümlenin sonunda, virgülden sonra ya da you kelimesinden sonra gelir: Could you please help me?

2. İzin istemek

Can / Could / May + I + fiil (yalın hâli) + ...?

  • Can I use your phone? Telefonunu kullanabilir miyim? (rahat)
  • Could I use your phone? Telefonunuzu kullanabilir miyim? (kibar)
  • May I use your phone? Telefonunuzu kullanabilir miyim? (çok kibar, resmî)

Dikkat: May izin isterken sadece I ve we ile kullanılır. May you...? diye rica yapılmaz. Başkasından bir şey isterken Can you ya da Could you kullan.

3. Yardım teklif etmek

Shall I + fiil (yalın hâli) + ...? = ... -eyim mi?

Can I + help you? = Yardımcı olabilir miyim?

  • Shall I close the window? Pencereyi kapatayım mı?
  • Can I help you? Yardımcı olabilir miyim? (Mağazalarda çok sık duyarsın.)

4. Cevap vermek

DurumOlumlu cevapOlumsuz cevap
Rica (Can you / Could you...?)Sure. / Of course. / No problem.Sorry, I can't. / I'm afraid I can't.
İzin (Can I / Could I / May I...?)Yes, of course. / Sure. / Yes, you can.Sorry, you can't. / I'm afraid not.
Teklif (Shall I...? / Can I help you?)Yes, please. / That's very kind of you.No, thanks. / No, thank you. I'm OK.

Türkçeyle farkı: Türkçede isteği fiilin sonuna ek koyarak yaparız: aç-abilir mi-sin? İngilizcede ise soru kelimesi (Can, Could, May, Shall) cümlenin en başına gelir, sonra kişi, sonra fiil gelir. Fiil her zaman yalın hâldedir: to almaz, -s almaz, -ing almaz. Ayrıca Türkçede tek kelimeyle söylediğimiz ödünç İngilizcede ikiye ayrılır: almak için borrow, vermek için lend. Olumsuz cevap verirken de İngilizcede sadece No demek kaba duyulabilir; başına Sorry ya da I'm afraid eklemek gerekir.

Örnek cümleler

1. Can you close the door, please?

Kapıyı kapatabilir misin, lütfen?

2. Could you help me with my bag?

Çantam için bana yardım edebilir misiniz?

3. Could you speak more slowly, please?

Daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen?

4. Can I use your phone?

Telefonunu kullanabilir miyim?

5. May I come in?

İçeri girebilir miyim?

6. Could I borrow your pen for a minute?

Kalemini bir dakikalığına ödünç alabilir miyim?

7. Can you lend me some money?

Bana biraz para ödünç verebilir misin?

8. Shall I open the window?

Pencereyi açayım mı?

9. Shall I carry that box for you?

O kutuyu senin için taşıyayım mı?

10. Can I help you?

Yardımcı olabilir miyim?

11. Could you turn off the TV, please?

Televizyonu kapatabilir misin, lütfen?

12. May I sit here?

Buraya oturabilir miyim?

13. Can I have a glass of water, please?

Bir bardak su alabilir miyim, lütfen?

Diyalog

İş yerinde iki arkadaş konuşuyor.

A: Excuse me, Selin. Could you help me for a minute?

Affedersin Selin. Bana bir dakika yardım edebilir misin?

B: Sure. What's the problem?

Tabii. Sorun ne?

A: My computer isn't working. Can I use your computer?

Bilgisayarım çalışmıyor. Senin bilgisayarını kullanabilir miyim?

B: Of course. Shall I open the e-mail page for you?

Tabii ki. Senin için e-posta sayfasını açayım mı?

A: No, thanks. I can do it.

Hayır, teşekkürler. Ben yapabilirim.

B: OK. Do you need anything else?

Tamam. Başka bir şeye ihtiyacın var mı?

A: Yes, could I borrow your pen, too?

Evet, kalemini de ödünç alabilir miyim?

B: I'm afraid I don't have a pen. Sorry.

Maalesef kalemim yok. Üzgünüm.

A: That's OK. Thanks anyway.

Önemli değil. Yine de teşekkürler.

B: Wait! Shall I ask Mert? He always has a pen.

Dur! Mert'e sorayım mı? Onda her zaman kalem olur.

A: Yes, please. That's very kind of you.

Evet, lütfen. Çok naziksin.

Türklerin sık yaptığı hatalar

  • Yanlış: Can you to open the door? → Doğru: Can you open the door? (Can, could, may ve shall'dan sonra to gelmez.)
  • Yanlış: May you help me? → Doğru: Could you help me? (May ile başkasından rica yapılmaz; sadece I ve we ile izin istenir.)
  • Yanlış: Can you borrow me your pen? → Doğru: Can you lend me your pen? / Can I borrow your pen? (Vermek lend, almak borrow.)
  • Yanlış: Could I use your phone? – Yes, you could. → Doğru: Yes, of course. / Yes, you can. (Kibar soruya cevap verirken could tekrar edilmez.)
  • Yanlış: Can I help you? – Yes. Help me. → Doğru: Yes, please. / No, thanks. (Teklife please ya da thanks ile cevap verilir; emir cümlesi kaba duyulur.)

Alıştırma

  • 1. Boşluğu doldur: ___ you open the window, please? (Kibar bir rica)
  • 2. Boşluğu doldur: ___ I carry your bag? (Yardım teklifi: Çantanı taşıyayım mı?)
  • 3. Doğru şıkkı seç: Kalemini ödünç alabilir miyim? a) Can I lend your pen? b) Can I borrow your pen? c) Can you borrow my pen?
  • 4. Doğru şıkkı seç: Can I help you? a) Yes, help. b) Yes, please. c) Yes, you can.
  • 5. Çevir: Buraya oturabilir miyim?
  • 6. Çevir: Daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen?
  • 7. Doğru şıkkı seç: Could I use your phone? a) Yes, you could. b) Yes, of course. c) Yes, I could.
  • 8. Doğru şıkkı seç: Could you ___ the light? a) turn off b) turns off c) to turn off

Cevap Anahtarı

  • 1. Could (Can da doğrudur, ama could daha kibardır.)
  • 2. Shall
  • 3. b) Can I borrow your pen?
  • 4. b) Yes, please.
  • 5. May I sit here? / Can I sit here?
  • 6. Could you speak more slowly, please?
  • 7. b) Yes, of course.
  • 8. a) turn off

Telaffuz ipucu

  • could kelimesindeki l harfi okunmaz: kud. Hızlı konuşmada Could you birleşerek ku-cu gibi duyulur.
  • Soru kelimesi ile I birleşir: Can I → ke-nay, May I → me-yay, Shall I → şe-lay. Kelimeleri tek tek ayırarak okursan konuşman robot gibi duyulur.
  • Rica ve izin sorularında sesin cümlenin sonunda hafifçe yükselir: Could you help me? Ses tonun yumuşak olursa istek daha kibar duyulur. I'm afraid not gibi olumsuz cevapları da sakin ve alçak bir tonla söyle.

Bu dersteki kalıpları sesli tekrar et ve gün içinde en az üç kez kendi hayatından bir cümle kur: bir arkadaşından bir şey rica et, izin iste ya da yardım teklif et. Bir sonraki derste yeni bir günlük konuşma durumuna geçeceğiz; burada öğrendiğin Can you...?, Could I...? ve Shall I...? kalıplarını orada da sık sık kullanacaksın.

Bu dersi kayıt olmadan izleyebilirsin. İlerlemeni kaydetmek, sertifika almak ve puan tablosuna girmek için ücretsiz üye ol: Kayıt Ol